Azerbaycan’ın Yerinden Edilmiş Kişiler
Bakü/Tiflis/İstanbul/Brüksel |
27 Feb 2012
Azerbaycan ile Ermenistan arasında Dağlık Karabağ hakkındaki anlaşmazlığın çözümü için yürütülen müzakereler sekteye uğramışken Azerbaycan hükümeti, ülke içinde yerinden edilmiş kişilerin (ÜİYEK) bulundukları yerlerdeki yaşam koşullarını iyileştirmekte; ancak bu kişiler için en ideal çözüm, işgal altındaki topraklara geri dönmeleridir.
Uluslararası Kriz Grubu’nun Azerbaycan’ın Yerinden Edilmiş Kişiler Sorununu Ele Almak başlıklı son brifingi, bir barış anlaşmasına varılamamasının etkisinin Dağlık Karabağ’da ve çevresindeki yedi bölgede bulunan evlerinden zorla çıkarılarak yerlerinden edilmiş yaklaşık 600.000 Azerbaycanlı üzerindeki etkilerini inceliyor. Hızlı bir çözüm yakın gelecekte görünmezken hükümet, 2004’ten bu yana artan petrol kazancının da yardımıyla, ÜİYEK’in ihtiyaçlarını giderebilmek için çabalarını arttırdı. Yoksulluk oranı çarpıcı bir biçimde azalmakta, devlet daha iyi konutlar inşa ediyor ve sağlık hizmetlerini iyileştiriyor.
Crisis Group’un Kafkaslar projesi direktörü Lawrence Sheets şunları söylüyor: “Azerbaycan hükümeti, kayıtsızlık ve kurumsal bozukluk niteliklerinden ayrılarak, çok büyük bir nüfusu teşkil eden yerinden edilmiş kişilerin ekonomik ve toplumsal ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmanın acı gerçekleriyle yüzleşen bir anlayışa geçiş yaptı”.
Ancak 400.000 kişi hâlâ standartların altında konutlarda yaşıyor, bürokrasi ve yolsuzluk konularında sorunlar yaşanıyor, ve yerlerinden edilmiş yaklaşık 128.000 ÜİYEK ile bölgenin daimi sakinleri, 1994’teki ateşkesten bu yana karşı kuvvetleri birbirinden ayıran 180 km. uzunluğundaki Temas Hattı’na çok yakın yaşıyorlar. Bu hatta meydana gelen ve her yıl yaklaşık 30 kişinin ölümüne neden olan çatışmaların yakın tehlikesi altındalar.
Temas Hattı’nda bulunan sivilleri korumak için Azerbaycanlı yetkililer, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın (AGİT) daha geniş geçici denetleme yetkilerine sahip olmasını, Temas Hattı’ndaki keskin nişancıların kaldırılması önerilerini ve iki tarafın da ateşkes ihlallerini görüşmek üzere bir olay inceleme mekanizması kurulmasını kabul etmeli. Hükümet ayrıca Temas Hattı’na yakın yaşayan nüfusun güvenliğini artırma amacıyla bir strateji belirleyebilmek için Azerbaycan Milli Mayın Ajansı’nı (ANAMA) da dahil ederek bakanlıklar arası bir görev gücü oluşturmalı.
ÜİYEK’lere kendi günlük hayatlarını ilgilendiren politikalar konusunda söz sahibi olma fırsatı tanınmalı. Azerbaycan hükümeti, konut kararlarında onları daha fazla dahil etmeli, ÜİYEK’lere ilişkin yasaların ihlal edilmesi veya yolsuzluk olaylarının ihbar edilmesi süreçlerini iyileştirmeli ve düzenlemeli ve bu kişilerin geçici ikamet yerlerindeki belediye meclisi seçimlerinde oy kullanmalarına izin vermeli. ÜİYEK’lerin yaşamlarını etkileyen karar alma süreçlerindeki sesleri halihazırda zayıf ve güçlendirilmeye ihtiyaç duyuyor.
“Azerbaycan hükümeti, ÜİYEK’lerin yaşam koşullarını iyileştirmek için önemli adımlar atmış olsa da yerinden edilme ve işgal içinde yetişmiş bir kuşağın bölgesel gelişime ve güvenliğe ket vurmaya devam etmesi, sarsıcı bir durum”, diyor Crisis Group’un Avrupa programı direktörü Sabine Freizer ve ekliyor: “Şayet topyekûn savaşın nihai olarak kaldığı yerden devam etmesi önlenmek isteniyorsa, sürdürülebilir çözümlerin olmadığı bir ortamda müzakereler yoluyla bir anlaşmaya varılması hayati bir önem taşıyor”.