icon caret Arrow Down Arrow Left Arrow Right Arrow Up Line Camera icon set icon set Ellipsis icon set Facebook Favorite Globe Hamburger List Mail Map Marker Map Microphone Minus PDF Play Print RSS Search Share Trash Crisiswatch Alerts and Trends Box - 1080/761 Copy Twitter Video Camera  copyview Youtube
Şanlıurfa'daki Suriyeli Genç Mültecilere Yönelik Riskleri Azaltmak
Şanlıurfa'daki Suriyeli Genç Mültecilere Yönelik Riskleri Azaltmak
A Syrian woman and refugee children on a street in Şanlıurfa, Turkey, June 2018. CRISISGROUP
Report 253 / Europe & Central Asia

Şanlıurfa'daki Suriyeli Genç Mültecilere Yönelik Riskleri Azaltmak

Türkiye, yaklaşık yarısı on sekiz yaşın altındaki 3.6 milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıyor. Avrupa'nın desteğine ve Türkiye'nin entegrasyon çabalarına rağmen, gençlere ve yaşadıkları topluma yönelik tehditler artıyor. Savunmasız Suriyeli gençlerin korunma ihtiyaçlarını karşılamak için daha etkin entegrasyon politikaları geliştirilmeli.

Yönetici Özeti

Türkiye, topraklarında bulunan ve geçici koruma altına aldığı 3,6 milyonu aşkın Suriyeli mültecinin entegrasyonu için birçok önemli adım attı. Ancak, bu sayının en az yarısını oluşturan genç nüfusun karşılaştığı sıkıntıların üstesinden henüz gelinemedi. Söz konusu genç nüfusun büyük kısmı okula gitmiyor. Çoğu öfkelerinin üstesinden gelmeye, travmalarını atlatmaya ve kaybettiklerinin acısıyla başa çıkmaya çalışıyor. Ayrıca, büyük bölümünün işe ihtiyacı var ya da yakında olacak. Tüm bu etkenler, ülkedeki bazı genç Suriyelileri, onları saflarına katmaya çalışan suç şebekeleri ya da militanların hedefi haline getiriyor. Başka bir sorun ise Suriyeli genç kızların, istismara açık oldukları, gayrı resmi evliliklere zorlanmaları. Genç nüfusun fazla olması nedeniyle, ihtiyaçlara gerektiği şekilde cevap verilmemesi, uzun vadede toplumsal gerilimleri arttırabilir. Ankara bu alanda kendisini destekleyen ülkeler ve uluslararası kurum ve kuruluşlar ile işbirliği içerisinde bu savunmasız gençleri daha iyi korumaya yönelik adımlar atmalı, onların geleceklerine yatırım yapmalı ve yerel halk ile uyum içerisinde yaşamalarını teşvik etmeli.

Türkiye’nin Suriye ile en uzun sınıra sahip ili Şanlıurfa’daki dinamikler bahsi geçen sıkıntıların çarpıcı birer örneği. Muhafazakar kimliği ile tanınan ve farklı etnik kökenlerden yaklaşık 2 milyonluk bir nüfusa sahip olan bu ilde, Suriyeliler gelmeden önce de önemli boyutta yoksulluk, eğitim sorunu ve işsizlik vardı. Şimdi ise çoğu genç yaşta olan ve travma yaşamış, sayıları 450,000’i aşkın Suriyelinin gelmesiyle işsizlik sorunu büyümüş, okullarda kapasite ihtiyacı artmış, erken yaşta evlilikler yeniden yaygınlaşmış vaziyette. Kamu idaresinin acilen daha etkin çalışması şart. Suç oranlarında endişe verici bir yükselmenin gözlemlendiği Şanlıurfa’da, tırmanıştaki toplumsal gerilim yer yer şiddet olaylarına dönüşmekte. Bu, ülkenin başka yerlerinde ortaya çıkması muhtemel benzer durumların habercisi olabilir.

Ankara ve bu alanda Türkiye’yi destekleyen uluslararası aktörler, Şanlıurfa ve Türkiye’nin, gelecekte daha güvenli olması için ülkedeki Suriyeli gençleri tehlikelerden korumalı ve topluma uyum sağlamaları için üzerlerine daha fazla eğilmeli. Bu sebeple, Suriyeli gençleri savunmasız hale getiren etkenler incelenmeli, çözümler üretilmeli ve onların maruz kaldıkları tehditleri bertaraf etmeye yönelik adımlar atılmalı. 

Öncelikli olarak yapılması gerekenler: Henüz kaydı bulunmayanların tespit edilmesi ve hızla sisteme girilmesi; okullaşma oranının yükselmesi ve eğitim alan bu gençlerin mezun olabilmesi; istismara açık evlilik riski altında olan genç kızların farkındalıklarının arttırılması (ve söz konusu tehditten kendilerini koruyabilmelerine yönelik kaynak yaratılması); eğitim programları aracılığı ile Suriyelilerin kalıcı geçim kaynaklarına erişimlerinin kolaylaştırılması (örneğin, iş gücü açığı olan illere gönüllü olarak yerleşmelerine olanak sağlanması ve tarım işletmeleri ile kooperatifler kurulmasını destekleyecek özel hibeler verilmesi). Ayrıca Ankara, Suriyeli gençleri ve Türkiye vatandaşlarını kendi çıkarları için istismar etmeye çalışan ve toplumu tehdit eden yasadışı şebekelere karşı mücadelesini güçlendirmeli: Sınırdan geçişlerde rüşvet ile mücadele için etkili önlemler alınmalı; cihatçılar ve başka militan grupların çocuk ve gençlere yönelik endoktrinasyon girişimlerine fırsat vermemek adına denetimleri arttırmalı; Suriyelilerin emniyet birimlerine erişimini kolaylaştırmalı ve mağdurları daha iyi koruyacak mekanizmalar geliştirilmeli. Bu alanlarda Türkiye’yi destekleyen ülkeler ve uluslararası kurum ve kuruluşlar, desteklerinin ve Ankara ile birlikte hayata geçirmeyi hedefledikleri projelerin, ülkenin ulusal ve yerel kalkınma stratejileri ile uyumlu olmasına özen göstermeli.

Raporun başlıca tespit ve çözüm önerilerinin özetlendiği Türkçe yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

İstanbul/Brüksel, 11 Şubat 2019